Hoşgeldiniz  

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET BİR BÜTÜNDÜR…İŞ KOLLARI AYRILAMAZ!

admin | 18 Ağustos 2019 | Gündem, Manşet A- A+

 

Kısa adı SES olan, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Kırklareli İl Temsilciliği tarafından yazılı bir basın açıklaması yapıldı.

SES Kırklareli Temsilciliği tarafından yapılan sosyal hizmetlerin ‘sağlık ve sosyal hizmetler’ iş kolundan ayrılarak ‘büro bankacılık ve sigortacılık hizmet kollarına’ geçirilmesini içeren yönetmelik taslağına karşı genel merkez tarafından hazırlanan basın metni paylaşıldı. Yapılan basın açıklamasında,

Bilindiği  üzere  Temmuz   2018   tarihinde   yayınlanan   KHK   ile   Bakanı klar ın  yapılanmalarında değişiklikler   yapılmış,   Bakanlıklar ın   sayısı  azaltılmış,   bu   kapsamda   bazı   Bakanlıklar   birleştirilmiştir.   Sendikamızın   örgütlü   olduğu   ve   kamu   sosyal   hizmetler   faaliyetlerinin   yürütüldüğü   Aile ve Sosyal  Politikalar Bakanlığı,  Çalışma ve Sosyal   Güvenlik Bakanlığı   ile   birleştirilmiş   ve   yeni   bakanlık   Aile,   Çalışma   ve   Sosyal   Hizmetler   Bakanlığı haline   getirilmiştir. Bakanlı klar ın   yeni   oluşumları   ile   hizmet   kollarının   değişip   değişmeyeceği   ya da ne şekilde   değişeceğine   ilişkin  2019  yılında   düzenleme   yapılacağı   belirtilmişti. Bu çerçevede  hem ” sa ğlık ve sosyal  hizmetler”,  hem de  “büro   bankacılık   ve   sigortacılık   hizmetleri”dahilinde hizmetler   yürütülen   yeni   Aile,   Çalışma   ve   Sosyal   Hizmetler   Bakanl ığına   yönelik   hizmet kolu   değişikliği   de   belirsiz   olarak   bırakılmıştı.   Dünden   bugüne örgütlenen   Sendikamız,   sosyal   hizmetler   iş kolunun   sağlık   alanından   ayrılmaması   gerektiğine   yönelik   görüşlerini   her   fırsatta   paylaşmakta,   bu   doğrultuda   mücadele   etmektedir.    Bugün,   hizmet kollarının   değişmesi   ile   ilgili   çeşitli   çalışmalar   gündemdedir.    Hem   bu   değişiklikleri,   hem   de   Sendikamızın   değerlendirmelerini   tekrar   kamuoyuyla   paylaşmak   istiyoruz.    Öncelikle,   kamu   alanında   toplu   sözleşme   görüşmeleri   1   Ağustos’ta   başlamıştır.   Bugüne   kadar geçen   sürede   iş kollarına   ilişkin  sadece yetkili   sendikaların katılımı ile   oluşan   komisyonlar ,   iş kolu   taleplerine iliş kin  çalışma   yürütmüştür.   4688   say ılı   kanundaki   sınırlılıklar   nedeniyle   bu   çalışmaya   sadece   yetkili   sendikalar   katılmakta,   yani  bugün   açı sından   sadece   Memur-Sen   e   bağlı   sendikalar   komisyonda   çalışmaktadır.   Bu   çalışmalar   kamuoyuna ,  kamu   emekçilerine   ve  diğer   sendikalara   kapalı   şekilde  gerçekleştirilmektedir.   Büro-Memur-Sen’in   hemen   komisyon   görüşmelerinin   ardından   sosyal   medya   hesabından   yaptığı paylaşımlardan öğreniyoruz  ki , bu  komisyonlarda   sosyal   hizmetler   iş kolunun   sağlık   iş kolundan   ayrılarak   büro   iş kolu   ile   birleştirilmesine   yönelik   bir   görüş   birliğine   varılmıştır.   Üstelik   Büro-Memur-Sen,   bunu   “toplu   sözleşmenin   ilk   kazanımı”   diye   reklam   etmeye,   emekçileri   yanıltmaya   çalışmıştır.   Hemen   komisyon   çalışmalarının   akabinde   Aile   Çalışma   ve   Sosyal   Hizmetler   Bakanlığı   tarafından   Konfederasyonumuza   hizmet   kollar ında   değişiklik   yapılmasını  içeren  bir  Yönetmelik  Tasla ğı  iletilmiştir.   Bu   taslakta  yer  alan değişiklik  de,   ne   yaz ık   ki   Büro-Memur- Sen’in   söylemiyle   uyumlu   olarak,   sosyal   hizmetlerin   sağlık   iş kolundan   ayrılarak   büro   hizmetleri   iş koluna   ge çirilmesini   içermektedir.   Bakanlık   ve   bağlı kuruluşlarda   sosyal   hizmetler   kapsamında   verilen   hizmetin   niteliği   ve   sosyal   hizmetlerin   esas   olarak   koruyucu ,   önleyici,   rehabilite  edici  yönünü   göz   önünde   bulundurarak   yap ılmak   istenen   değişikliği   SES   olarak   kesinlikle   doğru   bulmuyoruz

1)-   İş kollarının   belirlenmesi   ve   iş kolu   örgütlerinin   şekillenmesinde   hizmetin   içeriği   ve   birbiriyle  iliş kileri  oldukça   önemlidir.   Bu   nedenle   Sendikamız,   kurulduğundan  bu  yana   sağlık   ve   sosyal   hizmetlerin   da   ayrılmaz   bir   bütün   olarak   değerlendirmiştir.   Sağlık,   Dünya   Sağlık   Örgütünün   (WHO)   de   tanımladığı   biçimiyle   “fiziksel-ruhsal   ve   sosyal   yönden   tam   bir   iyilik   hali”   olarak   değerlendirilmektedir.   Bu   nedenle   sağlık   hizmetleri,   bireysel   ve   halk   sağlığının   korunması  ve   iyileştirilmesi   temeline   dayanan   tıbbi   hizmetlerle   birlikte   psikososyal   anlamda   iyiliğin   sağlanması,   geliştirilmesi   ve   korunmasına dayanan   sosyal   hizmetleri   de   içermektedir.   Bu   iki   alan   birbiriyle   bağlantılı   ve   bütünlüklüdür.   Bu  nedenle,   iş kolu   belirlemesi yapılırken   bu  bütün   göz   önünde   tutulmak   zorundadır.   Aile,   Çalışma   ve   Sosyal   Hizmetler   Bakanl ığı   bünyesinde   birleştirilmiş   olsa   da  sosyal   hizmetler kapsam ında   çocuklar,   yaşlılar,   engelliler,  kadınlar,   sosyal yardıma   ihtiyaç  duyanlar   başta   olmak   üzere   tüm   çocuklar   ve   tüm   toplumun   kamu   tarafından   ve   kamu   olanakları   ile   korunmasına,   gözetilmesine güçlendirilmesine;  istismar-şiddet,   ayrımcılık,   yoksulluktan   korunmasına;  bunlara  maruz  kalanlar ın   ise  her   türlü   desteklenmesine   yönelik  hizmetler   sunulmaktadır.   Bu   hizmetler   ağırlıklı   olarak 24   saat   hizmet  veren yatılı  ve  gündüzlü   sosyal   hizmet   kuruluşlarında   disiplinler arası   yaklaşımla   mesleki   çalışmalar   yapılarak   verilmektedir .   Diğer taraftan bu hizmetler ilgili kurum ve   birimlerin   teşkilatları   ile  alanda   birebir   yardıma   ve bakıma  gereksinim  duyan dezavantajlı

kişi ve  gruplarla  temas  halinde çalışılarak,  başta sağlık kurumları olmak  üzere diğer  kurumlarla   işbirliği   halinde   sunulmaktadır.   Sosyal   hizmet   alanını   kendisi   her yönü   ile her   yerde   toplum   sağlığı   ile   iliş kilidir .   Sağlık   hizmeti   de   sosyal   hizmet   de   elbette   birçok   kurum   bünyesinde   çeşitli   birimler   tarafından   yürütülmektedir   ve   hepsi   toplum   sağlığı   ile   ilgilidir.   Ancak   sağlık   hizmetlerinin   organizasyonundan   sorumlu   ana kurum Sağlık   Bakanlığı   iken,  sosyal  hizmetlerin  organizasyonundan ana sorumlu  kurum  da   Aile Çalışma   ve   Sosyal   hizmetler   Bakanlığıdır.   Sosyal   hizmet  ve  sağlık   alanları bu kadar iç içe  ve  bir   bütünün   ayrılmaz   parçaları   iken,   kamu   alanında   sosyal   hizmetlerin   yürütülmesinin   ana   yükümlüsü   olan,   esasen   kamudaki   sosyal   hizmetlerin   temel   omurgasını   oluşturan,   sosyal   hizmetler  ve  toplum   sağlığı bakımından  en temel  alanlardaki   konularda , planlanma,   uygulama  ve  koordinesi   görevi   bulunan   Aile  Çalışma  ve Sosyal   Hizmetler   Bakanl ığı  bünyesindeki   sosyal hizmetler   alanını  ” sa ğlık  ve sosyal   hizmetler”   bütününden   koparılarak  “büro   hizmetleri”   içerisine   dahil   edilmesi   bilimsel   bir   yaklaşım  asla  değildir,   kabul   edilemez.    Tüm   bu   hususlar   değerlendirildiğinde   tüm   toplum   sağlığının   temini   hususunda   diğer   sağlık   ekipleri   ile yan  yana  görev  yapan sosyal   hizmet  alanının   bir   büro   hizmeti   gibi   algılanarak   düzenleme   yapılması  en başta   bu  topluma,   bu   alanda   çalışanlara,   sağlık   ve   sosyal  hizmet  alanlarının   kendisine   yapılacak en  büyük   kötülüktür.   Canla  başla toplum   sağlığı   için   mücadele   veren  bu alanın  farklı  yerlerde değerlendirmesini  istemek  hem  etik   değil,  hemde  bilimden  uzak  bir  yakla şı mdır. Nitekim, 657  say ılı   Devlet  memurları kanununda   belirlenen   hizmet   sınıflarına   bakıldığında   da sağlık   ve sosyal  hizmet  alanlarının   bütünlüğünün   izlerini   görmek   mümkündür.   (Mülga) Aile   ve   Sosyal   Politikalar   Bakanl ığı   bünyesinde   sunulurken   Bakanlıkların   birleşmesi  ile   Aile  Çalışma  ve  Sosyal   Hizmetler   Bakanlığında   birleştirilen   sosyal   hizmetler   alanının   ana   meslekleri   olan   Sosyal   Hizmet   Uzman ı/Sosyal   Çalışmacı,   psikolog,   hekim,   fizyoterapist,   diyetisyen,   hemşire   gibi   meslekler   de   sağlık   ve   yardımcı   sağlık   hizmetleri   sınıfına   mensuptur.   Bu   sınıflandırmanın   kendisi  dahi,   iki  alanın   birbirinden   kopartılamayacağını  ve  verilen  hizmetin  niteliği   itibariyle   büro   hizmetleri   iş kolun da   birleştirilemeyeceğini   göstermektedir .

2)-   Hizmet   kollar ının   ana   şekillenişi   4688   Sayılı   Kanunile   düzenlenmiştir   ve   burada   iş kolu   ” sağlık   ve sosyal   hizmetler  iş kolu “  olarak   belirlenmiştir.   Genel   bir   hukuk   kuralı olarak   Kanunla   düzenlenen   bir   husus,   Yönetmelik   ile   değiştirilemez;   yönetmelik   ile   yapılacak   bir   değişiklik   ilgili   kanunlara   aykırı   olamaz.   Ancak   şu   an   yapılmak   istenen   değişiklik   hem   sağlık   ve   sosyal   hizmetler   hem   de   büro   hizmet   kollarını   bütünüyle   değiştirdiğinden   4688   Sayılı   Kanuna   da   aykırıdır.

3-   Yapılması   gereken ;   birbirinden   tümüyle   farklı   hizmet  işlerinin  yapıldığı  Aile, Çalışma   ve  Sosyal Hizmetler  Bakanl ığını   bir   bütün   olarak   aynı   hizmet   kolu   kapsamında   değerlendirmeye   çalışmak   değil;   adı   ge çen   Bakanlı ık   bünyesinde   sosyal   hizmetler   kapsamında   yapılan   işlerin   bağlı   bulunduğu   birimlerin   iş kollarının   Sağlık ve Sosyal   Hizmetler   iş kolunda   kalması;   büro   ve   sigortacılık   hizmetleri   kapsamında   yapılan   işlerin  bulunduğu   birimlerin  “büro,   bankacılık   ve   sigortacılık hizmetleri”  iş kolunda kalmasıdır. Siyasi   iktidarı,   yandaş   sendikaların   çıkarlar ı   doğrultusunda   hareket   ederek   bilimsel   olmayan   ve   herkese   zarar   verecek   uygulamaları   hayata   geçirmekten   vazgeçip,   sağlık   ve   sosyal   hizmet sunumunu bir bütün ele alan yaklaşımla hareket etmeye davet ediyoruz denildi.

121 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

Kırklareli Manşet Haber Gazetesi