Hoşgeldiniz  

PLAN DEĞİŞİKLİKLERİ, İLİMİZ VE BÖLGEMİZ İÇİN YAŞAMSAL ÖNEME SAHİPTİR

Seyfi Meriç | 19 Ocak 2018 | Köşe Yazıları


Seyfi Meriç
seyfimeric@kirklarelimanset.net

Trakya ölçeğindeki 1/100.000’ lik Çevre Değerlendirme Planı ile bölgemizdeki üç il için ayrı ayrı hazırlanan 1/25.000’ lik Çevre Değerlendirme Planları bölgemiz ve ilimiz için yaşamsal bir öneme sahiptir. Türkiye’nin tarımsal toprak özelliği ve verimliliği en yüksek bölgesi olan Trakya’nın son yıllarda karşı karşıya kaldığı toprak, su ve çevre kirliliğinin ciddi boyutlara ulaşması, İstanbul’dan dışarı çıkarılmış olan suya dayalı sanayinin Trakya’da kontrolsüz ve denetimsiz konuşlanması, birinci sınıf tarım arazilerinin kirletici sanayi tarafından işgal edilmesi, yerüstü sularının sanayi atıklarınca kirletilmesi ve yeraltı su seviyelerinin aşırı düşmesi gibi yaşanan olumsuzluklar Trakya’da bir planlamanın vazgeçilmez olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Trakya’ya yönelik yukarıdaki tehditlerin farkında olan duyarlı yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları halkı aydınlatmak, topluma öncülük etmek için forumlar ve toplantılar yapmaya başlamışlardır.
Bu çalışmalara üniversiteler de yaptığı bilimsel toplantılarla, sempozyumlarla, panellerle ve yürüyüşlerle destek vermiştir. Tüm bunların sonucunda dönemin Çevre Bakanı Sayın Fevzi AYTEKİN ile dönemin Trakya Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Osman İNCİ arasında 11.11. 1999’da bir protokol imzalanmıştır. Trakya’da planlama süreci bu protokol ile başlamıştır. Planlama sürecinde Trakya Üniversitesinin yanı sıra birçok üniversiteden konularında uzman bilim insanları tarafından raporlar hazırlanmıştır. Ardından 7 Aralık 2002’de planlar bakanlığa teslim edilmiştir. Bakanlık tarafından da bazı değişikliklerle 13.07.2004 de planlar onaylanmıştır.
Bu aşamaya kadar Trakya bölgesi için olumlu giden süreç birden olumsuz bir hal almıştır. İBB Başkanı Sayın Kadir Topbaş “Trakya’nın Planlamasını Biz Yapacağız” diyerek basına açıklama yapmıştır. Ne tesadüftür ki bu açıklamanın ardından içerisinde Lüleburgaz Belediye Başkanı Sayın Emin Halebak’ın da olduğu dönemin TRAKAB yönetim kurulu üyeleri planlama yetkilerini, sonuçlarını düşünmeden İstanbul Büyük Şehir Belediyesi bünyesinde yer alan BİMTAŞ şirketi içerisindeki İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezine devretmiştir.
İstanbul, Trakya bölgesinin 3 ilini yok sayarak planlamayı yapmaya başladıktan sonra ve yapılan değişikliklerden sonra bölge insanı ile çevremiz felaketlerle karşılaşmaya başlamıştır. Bu yaşananlarda dönemin TRAKAB yönetim kurulunun da sorumluluğu vardır. Bu yapılan yanlışlar ile yüzleşmeden Trakya’nın geleceğini dizayn edemeyiz. Bu yüzleşmenin yeri de toplantı, panel ve forumlardır. Kasım ayında Lüleburgaz Kent Konseyi ev sahipliğinde yapılan Trakya Kent Konseyleri Birliği (TKKB) Genel Kurulunda konu tüm ayrıntıları ile ele alınmıştır. Konuk olan Lüleburgaz Belediye Başkanı sayın Emin HALEBAK, planlarda
yapılan değişikliği savunarak çok da yakışık olmayan bir üslupla Prof.Dr.Osman İNCİ’den bahisle “ İyi ki bu işi bir prostat profesörüne bırakmadık. O ne anlar plandan, planlamadan” şeklinde bir yaklaşım sergilemiştir öncelikle bu yakışıksız ve kaba tavrı bir belediye başkanına yakıştıramadığımızı Kırklareli Kent Konseyi olarak belirtmeliyiz. Sonra da açılan davalar sonucu, Trakya kalkınma planlarında yapılan bu değişikliklerin 26 maddesinin Danıştay tarafından iptal edildiğini belirtmeliyiz. Tek başına bu bile yapılan değişikliklerde üstün kamu yararı olmadığını göstermektedir.
Şimdi ise daha da geri gidilerek bu planda bile yasak olan sanayi tesislerini Trakya’da konuşlandırılması hesapları yapılmaktadır. Kimya, boya, dericilik gibi yeraltı sularını kirleten ve yok eden fabrikalar ile kömürlü termik santraller yasaktı. Şimdi başımıza kömürlü termik santrali çorabı örülmek isteniyor. Bu durum “ ülkenin enerjiye ihtiyacı var “ gibi bir söylem ile savunulabilecek bir olay değildir. Topraklarımızı zehirleyip, yok ederek tarımı bitirme potansiyeline sahip kömüre dayalı termik santrallar soluduğumuz havayı ve içtiğimiz suyu da zehirleyecektir. Bu ise zaten kanserle boğuşmakta olan Trakya halkının, daha da fazla bir şekilde acılı ölümlere mahkum edilmesi anlamına gelmektedir.
Ancak şu da unutulmamalı ki; bölgemizdeki tüm kentler gibi Kırklareli halkı da kömürlü termik santrallere karşıdır. Vize ilçemizde orman ve tarım arazileri üstüne kurulmak istenen kömürlü termik santrallere karşı halkımızla birlikte hukuksal mücadelemizi yükseltmekteyiz. Yaşam alanlarımıza karşı yapılan çevre ve doğa talanının her türüne karşı mücadele edeceğimiz bilinmelidir.

1117 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

Kırklareli Manşet Haber Gazetesi