Hoşgeldiniz  

İŞ İŞTEN GEÇMEDEN

Özlem Efe | 27 Ağustos 2019 | Köşe Yazıları


Özlem Efe
ozlemefe@kirklarelimanset.net

 

Yaz aylarının sonuna geldiğimiz bu günlerde kış hazırlıklarına ve bu emeğin önemine değinmek istiyorum. Her birimiz kendi yapabildiğimiz kadar kışın kullanmak üzere salçalar domates sosları sebze meyve konserveleri imkanlarımız neye yetiyor ise vaktimiz olduğu kadar kenara bir şeyler koymaya çalışıyoruz. Bu emeği en sevdiklerimizi çocuklarımızı , eşlerimizi kardeşlerimizi korumak adına yapıyoruz.

Bu uğraşlar yerine ‘’aman canım ne olacak alırız marketten bir kutu konserve biter ‘’de diyebilirdik fakat sizlerle günümüzün en korkulan hastalıklarından olan kanserden ve bunu tetikleyen kötü beslenme alışkanlıklarından konuşalım istiyorum.

Besinlerde çürüme toplanma, taşıma, depolama ve satış sırasında zedelenen meyve ve sebzelerde olur. Zedelenme sonucunda meyve ve sebzelerin yapısındaki enzimler ve sonradan bulaşan mikroorganizmalar dokunun sertliğini sağlayan pektini parçalayarak yumuşama ve çürümeye yol açarlar. Hasar gören besinlerde mikotoksinler (küf zehirleri) oluşur.

Elimizdeki besin elma olsun. Çürüyen elmanın çürük kısımlarını kesip ayıklamak kalan kısmını yemek ve yedirme kanserojen içerdiği için çok tehlikelidir , çürük elmanın bulunduğu ( poşet koli sandık vs ) yerdeki diğer yiyeceklerin de çürük elma ile atılması gerekir. Mikotoksin sporları çok hızlı bulaştığı için poşetteki tüm elmalar aynı kanser yapan zehir ile kaplanmış durumdadırlar. Bu zehrin diğer kötü yanı da ısı ile ölmemesinden kaynaklanır. Biz bir çok mikrobu 100C ısıda kaynatarak yok edebiliriz fakat küf zehirlerinin bazılarının 360 C derecede dahi yok olmadığı bilinmektedir.

Yani çürümüş elmayı ayıkladım ,temizledim ,pişirdim , artık güvenli diyemeyiz.

Şimdi kendimize:

-Hangi domatesler fabrikaya salça olmak için verilir ?

Veya

– Hangi meyveler reçel , meyve suyu konserve olmak için fabrikalara verilir?

Daha iyimser düşünerek ,

-Fabrikalarda çürük meyveleri yeterince iyi ayırıp hatta çürük olduğu anlaşılan besinin olduğu tüm kamyonu atıyorlar mıdır ? düşünmemiz gerekiyor.

Konserve gıdalar , meyve suları gibi uzun raf ömürlü gıdalardaki koruyucu katkı maddelerinden , hatta tarım ilaçlarından bahsetmiyorum bile.

Şimdi kanser yaptığı kanıtlanmış küf zehirlerini çocuklarına , sevdiklerine ve kendilerine bulaştırmamak için bin bir emek ile yiyecekleri yetiştiren , alıp evlerine taşıyan, yıkayıp pişirip hazırlayan ve kış günlerinde tertemiz çocuklarına , sevdiklerine yediren çok emek harcayan ama bunu haklı yere yapan kadın erkek tüm insanlarımıza ellerinize sağlık diyelim.

Unutmayalım ki sağlığımız elden gittikten sonra en doğal ürünleri arayıp hastalığa çare bulmaya çalışmaktansa elimizden geldiğince sağlıklı iken doğal beslenerek sağlığımızı korumaya çalışmamız lazım. Atalarımızın yaptığı gibi tarhanamızı, turşumuzu, salçamızı konservemizi kendimiz hazırlamaya

gayret edelim veya evde bu ürünleri hazırlayıp satarak aile bütçesine yardım etmeye çalışan yerli üreticilerden alalım.

416 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

Kırklareli Manşet Haber Gazetesi