Hoşgeldiniz  

İKTİDARIN,’DAHA FAZLA DEMOKRASİ DAHA BAĞIMSIZ YARGI’ LAFINA NEDEN İNANALIM

Hüseyin Budak | 12 Mayıs 2018 | Köşe Yazıları


Hüseyin Budak
huseyibudakkk@hotmail.com

OHAL koşullarında, her türlü hak ve özgürlükleri sınırlayıp, baskın seçim kararı alan AKP iktidarının genel başkanı–aslında her kurumun başkanı- geçen gün aynen şöyle dedi: ‘Yeni dönem, daha fazla demokrasi dönemi, daha güçlü hukuk devleti dönemi olacaktır. Daha geniş özgürlük dönemi olacaktır. Yargının daha bağımsız hale geldiği bir dönem olacaktır’. Şaka gibi. Ama aynen bunları söylüyor.

Bunu söyleyen AKP başkanı, uzaydan yeni gelmedi. 16 yıldır Anayasa, yasa ve geleneksel devlet kurallarını bir kenara bırakıp, ülkeyi tek başına yönetiyor. 2002 de iktidara gelirken ne vaat ettiyse tersini yapan, gelinen noktada ülkeyi ve toplumu, darbe, terör, savaş, yoksulluk, rüşvet, işsizlik, ekonomik kriz ve enflasyon sarmalına sokan iktidar partisi, bu vaatlere inanmamızı ve yine kendilerine oy vermemizi istiyor şimdi. Baştan söyleyeyim ben kesinlikle inanmıyorum. Bu, söylenenlerin gereksiz olduğundan değil, tam tersine burada söylenenler toplum ve ülke için acil ve çok gerekli istekler. Ama 16 yıldır AKP pratiğine bakınca, bunların sadece toplumu aldatmaya yönelik vaatler olduğunu görüyoruz. Hatta bu lafları yaşanan pratik açısından ‘eğer tekrar iktidara gelirsek şu anda kalabilen hukuk devleti kurallarını, demokratik hakları ve yargı bağımsızlığını da yok edeceğiz’ şeklinde okumak bile mümkün. Ülkede, Demokrasiyi ve Yargı Bağımsızlığını, AKP yok etti. Şimdi AKP mi düzeltecek?

AKP, 2002 de iktidar olurken, Yasakları, Yoksulluğu, Yandaşlığı yok edeceğini ‘müjde’liyordu. Tam tersini yaptı. Yolsuzluklar diz boyu. Şaibesiz ve rüşvetsiz ihale yok. Ülke kaynakları yandaşlara ve kendilerine yetmez hale geldi. Örtülü–örtüsüz sınırsız harcama ülkeyi yoksulluk ve kriz batağına soktu. Cumhuriyetin zor koşullarda yarattığı ekonomik kurumlar ve değerler milyarlarca dolara satıldı. Yetmedi Cumhuriyet hükümetlerinin şimdiye kadar yaptığı borçların dört katı borç yaptılar. Doğacak bebeler binlerce lira borçlu doğuyor. Her konuda dışa bağımlı hale geldik. Emekli, dar gelirli, 17 milyon yoksul, 7 milyon işsiz perişan. Ülkede satılmayan değer kalmadı. Sahte büyüme rakamlarıyla toplum aldatılıyor. İktidarı seçime zorlayan gerçekler toplumdan gizleniyor.

OHAL darbesiyle getirilen anayasaya dayanarak, yargını bütün üst organları siyasi atamayla ele geçirildi. Yargı ve güvenlik birimleri, saraya biat etmeyen her kesimden muhalifi cezalandırma aracına döndü. Artık yandaş yargı personeli de yetmiyor. Bizzat AKP yöneticileri, yargıç ve savcı atanıyor. Ülke yasaklar ülkesi oldu. Dünyanın en çok gazeteciler dahil düşünce suçlusu bizde. Yandaş olmayan iş insanı, esnaf, şirket, dernek, sendika, STK’lar, kamu görevlileri, bürokratların mal ve can güvenlikleri yok. Rejim değişmiş, devlet resmen AKP başkanının şahsında tek parti ve tek adam devletine dönmüş durumda.Yani, Milet diye, sadece AKP ye oy verenleri, devleti de genel başkanları olarak görüyorlar.

İktidarın korku imparatorluğu yarattığı ülkemizde, Meclisin en büyük üçüncü partisinin eş genel başkanları, vekilleri, belediye başkan ve üyeleri hapiste. Sınır Tanımayan Gazeteciler Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde, Türkiye,180 ülke arasında 155. sırada. 12 yılda 57 sıra birden gerilemiş AKP zamanında. Dünya Adalet Projesi’nin, Hukukun Üstünlüğü Projesi’nin kriterlerine göre Türkiye, 113 ülke arasında 101. sırada. Yani, Adalet, Hukuk Devleti, İnsan Hak ve Özgürlüklerinde, Demokraside ülke küme düşme noktasına getirilmiş. OHAL baskıları, devletin her türlü imkân ve kaynaklarını sadece kendilerinin kullandığı, seçim güvenliğinin, sarayın kuklası haline gelmiş YSK’ya emanet edildiği, muhaliflerin çalışma imkânlarının doğrudan ve dolaylı yok edildiği, medya –basının sarayın borazanı yapıldığı bir ortamda, seçim, eşit ve adil değil şaibeli olacaktır. Ayrıca, İktidarın, emeklilerin yıllardır gasp edilmiş, kalkınmadaki refah paylarının, seçim rüşveti olarak sunulması da utanç verici.

16 yıldır ülkeyi baskı altında tutan, hak ve özgürlükleri yok eden, ülkeyi ortaçağ dinci karanlığına sürükleyen, Cumhuriyet ve Laiklik karşıtı iktidara oy yok. Oyumuz, BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK, PARLAMENTER CUMHURİYETİ savunanlara ve destekleyenlere olacaktır.

489 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

Kırklareli Manşet Haber Gazetesi