Hoşgeldiniz  

HOMO SAPİENS’İN (TÜRÜMÜZÜN) DOĞASI

Yahya Balcı | 09 Ağustos 2019 | Köşe Yazıları


Yahya Balcı
yahyabalci@kirklarelimanset.net

Homo Sapiens’in (insan) aslında iyi bir tür olmadığı, insanlık tarihinin insanın insana (savaşlar, katliamlar, soy kırımlar vs.), insanın doğaya (biyolojik çeşitliliğinin yok edilmesi, ekolojik döngülerin bozulması, küresel ısınma ve iklim değişikliği) yaptıklarının bunun göstergesi olduğunu, eşitlikçi, özgürlükçü sömürüsüz ve şiddetsiz bir düzen kurulamayacağını buna şiddet içeren doğamızın engel olduğunu,Reel sosyalizmlerin yıkılmasından sonra egemen sınıfın ideologlarınca daha yüksek bir sesle de daha sık tekrarlanır oldu. Afrika’dan 80 bin yıl önce dünya ya dağılan türümüzden çoğu kişi, yukarıdaki düşüncelerin etkisi ile iyimser değil. Diğer türler, ancak var olabilmek için başka türlere karşı şiddete başvururken bizim durup dururken birbirimize saldıran, şiddetsiz duramayan, sistematik vahşet uygulayan tek tür olduğu söyleniyor. Bundan dolayı savaşların kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.
Evrimsel açıdan bize en yakın tür şempanzeler ve 1970 yılında keşfedilen Bonobo’lar. DNA’ mızın %98.2 oranında bu iki türle aynı. Şempanzeler sorunlarının çözümünde şiddete başvururken, Bonobo’lar ise sorunlarını barışçıl yöntemlerle çözümlüyorlar. Bonobo’ların yaşamında savaş değil barış kaçınılmaz. Kalıtımsal olarak savaş kaçınılmaz değil. Homo Sapiens’in doğası Şempanzelerle Bonobo’lar arasında bir yerde olduğumuzu söylemek bilimsel olarak mümkün. Avcı – Toplayıcı dönemde hem avdık hem de avlanan. Bu dönemde yapılan resimlerde insanın insana saldırdığını gösteren tek bir resim yok. Üç kıtada tarih öncesine ait bulduğumuz yüzlerce mağara resimlerinin hiç birinde insan insanı avlamıyor. İnsan İnsanla da savaşmıyor.
İnsanın başka insanları düşman olarak görmesinin ilk örneklerini tarım toplumlarında görüyoruz. Uygarlığın başlayıcı dediğimiz düzenlerde. Uygarlığın başlaması aynı zamanda sınıflı toplumları da ortaya çıkardı. Savaş tutsaklarının öldürülmesini Sümerler’ de, Mısır’da veUruk’ta mezar resimlerinden biliyoruz.
Atalarımıza şiddeti, vahşeti Tek tanrılı dinler ve egemen sınıfların tarihçileri yakıştırdı. Türümüzde saldırganlık ne kültürel olarak kaçınılmaz ne de kalıtımsal. İnsanın bir birine saldırganlığı kökünden yok edilecek bir patoloji. İnsan doğal halinde insan saldırgan değil. Onu saldırgan hale getiren toplumsal koşullardır. Türümüze haksızlık etmeyelim. Evrimsel açıdan baktığımızda dünya da varoluşumuzun süreci 100 bin yılı geçmiyor. Başka türlere göre emekle çağında bile sayılabiliriz. Egemen sınıfların ideologlarının iddia ettiği gibi Homo Sapiens’in
Evriminden, Doğasından (DNA) kaynaklanan; eşitlikçi, özgürlükçü, sömürüsüz, şiddetsiz ve ekolojik döngülere saygılı bir uygarlık oluşturmaya engel yok. Bütün mesele insanın doğasında bulunan olumluluk içiren potansiyelini açığa çıkaracak toplumsal ilişkileri inşa etmekte. Türümüz bunu ivedi olarak yapmak zorunda. Zira kapitalizmin yarattığı Ekolojik yıkım ve Ekolojik kriz nedeniyle çok fazla zamanda kalmadı.

16 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

Kırklareli Manşet Haber Gazetesi